Kulak Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Kulak

Dış Kulak Hastalıkları
01Kulak Kiri Birikmesi (Buşon)
Kulak kiri, dış kulak yolunu koruyan doğal bir salgıdır. Ancak bazen birikerek kulakta tıkanıklık, dolgunluk, işitmede azalma, uğultu veya kaşıntıya yol açabilir. Özellikle kulak çubuğuyla temizleme alışkanlığı, kulak kirini daha derine iterek şikâyetleri artırabilir. İşitme cihazı ve kulak içi kulaklık kullanan kişilerde de birikim görülebilir.
Muayenede kulak yolunun durumu ve kulak zarının görünümü değerlendirilir. Uygun olgularda kirin yumuşatılması ya da hekim tarafından güvenli yöntemlerle uzaklaştırılması planlanabilir. Kulak zarı deliği, akıntı veya geçirilmiş kulak ameliyatı söz konusuysa gelişigüzel damla ve yıkama uygulamalarından kaçınılmalıdır.
02Dış Kulak Yolu İltihabı (Otitis Eksterna)
Dış kulak yolu iltihabı; kulak kanalında ağrı, hassasiyet, kaşıntı, kızarıklık, akıntı ve zaman zaman işitme azalmasıyla kendini gösterebilir. Yüzme, nem, kulak kanalının sert cisimlerle temizlenmesi veya cildin tahriş olması enfeksiyon gelişimini kolaylaştırabilir. Kulak kepçesi çekildiğinde veya kulak girişine dokunulduğunda ağrı belirginleşebilir.
Tedavi, muayeneyle belirlenen nedene göre düzenlenir. Kulak yolunun kuru tutulması, uygun kulak damlaları ve ağrı kontrolü ön plandadır; her hastada ağızdan antibiyotik gerekli değildir. Diyabeti olan veya bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde şiddetli ağrı ve akıntı daha hızlı değerlendirilmelidir.
03Tekrarlayan Dış Kulak Yolu Enfeksiyonları
Bazı kişilerde dış kulak yolu iltihabı sık tekrarlar ya da yakınmalar tam olarak kaybolmaz. Sürekli kaşıntı, dönemsel akıntı, kulakta yanma ve dolgunluk hissi; nem, cilt hastalıkları, kulaklık kullanımı veya yanlış temizlik alışkanlıklarıyla ilişkili olabilir. Her tekrarlayan şikâyetin nedeni bakteriyel enfeksiyon değildir.
Değerlendirmede kulak kanalı derisi, önceki tedaviler ve tekrarı kolaylaştıran etkenler gözden geçirilir. Gerekirse mantar enfeksiyonu, egzama veya temas alerjisi açısından ayırıcı tanı yapılır. Tedavide nedene yönelik damlalar, cilt bakım önerileri, suyla teması düzenleme ve uygun takip planı önem taşır.
04Kulak Mantarı (Otomikoz)
Kulak mantarı, dış kulak yolunda gelişen mantar enfeksiyonudur. Belirgin kaşıntı, dolgunluk, tıkanıklık hissi, akıntı ve bazen işitmede azalma görülebilir. Uzun süre nemli kalan kulak, sık yüzme, kulak çubuğu kullanımı ve bazı kulak damlalarının uygunsuz kullanımı bu tabloyu kolaylaştırabilir.
Kulak muayenesiyle mantar düşündüren görünüm saptanabilir; gerekli görüldüğünde kulak yolundaki birikintiler uygun biçimde temizlenir ve mantara karşı ilaç tedavisi planlanır. Tedavi boyunca kulağın kuru tutulması ve hekimin önerdiği süreye uyulması önemlidir. Tekrarlayan olgularda altta yatan cilt sorunu veya başka yatkınlıklar araştırılabilir.
05Kulak Egzaması ve Temas Dermatiti
Kulak kepçesinde ve dış kulak yolunda görülen egzama; kuruluk, pullanma, kızarıklık, çatlama ve inatçı kaşıntıyla ortaya çıkabilir. Şampuan, saç boyası, küpe, kulaklık, işitme cihazı malzemeleri veya cilt bakım ürünleri bazı kişilerde temas hassasiyetine neden olabilir. Kaşıma ve kulak çubuğuyla müdahale, cildi tahriş ederek yakınmaları artırabilir.
Muayenede enfeksiyon ile alerjik veya tahrişe bağlı cilt değişiklikleri birbirinden ayrılır. Tedavide tetikleyiciden uzaklaşma, uygun cilt bakımı ve gerektiğinde hekim tarafından belirlenen topikal tedaviler uygulanabilir. Enfeksiyon eşlik ediyorsa yaklaşım buna göre değiştirilir.
06Dış Kulak Yolunda Sivilce ve Kıl Kökü İltihabı
Kulak kanalının giriş kısmında ortaya çıkan küçük iltihaplı şişlikler, dokunmakla artan keskin ağrıya neden olabilir. Halk arasında kulakta sivilce olarak tarif edilen bu durum, kıl kökü iltihabı veya sınırlı bir enfeksiyonla ilişkili olabilir. Ağrı bazen çene hareketleriyle veya kulak kepçesine temasla artar.
Hekim muayenesinde şişliğin yeri ve enfeksiyonun yaygınlığı değerlendirilir. Uygun vakalarda ağrı kontrolü, lokal bakım ve gerekli ilaç tedavisi yeterli olabilir. Kulak içindeki lezyonların evde sıkılması, delinmesi veya pamuklu çubukla kurcalanması önerilmez; büyüyen şişlik veya ateş durumunda yeniden değerlendirme gerekir.
07Kulakta Yabancı Cisim
Özellikle çocuklarda küçük oyuncak parçaları, boncuklar veya benzeri nesneler kulak yoluna kaçabilir. Yetişkinlerde de kulaklık parçaları, pamuk kalıntıları veya böcek gibi yabancı cisimlerle karşılaşılabilir. Kulakta ani rahatsızlık, ağrı, tıkanıklık, akıntı ya da işitmede azalma görülebilir.
Yabancı cismin türü ve yerleşimi kulak muayenesiyle değerlendirilir. Uygun koşullarda sağlık profesyoneli tarafından çıkarılması planlanır; bazı durumlarda daha donanımlı bir merkeze yönlendirme gerekebilir. Özellikle düğme pil, sivri cisim veya şiddetli ağrı söz konusuysa acil değerlendirme önemlidir. Evde cımbız, çubuk veya su kullanarak çıkarma girişiminde bulunulmamalıdır.

Orta Kulak ve Basınç Sorunları
01Akut Orta Kulak İltihabı (Otitis Media)
Akut orta kulak iltihabı, genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarını izleyen dönemde ortaya çıkabilir. Kulak ağrısı, ateş, işitmede geçici azalma ve çocuklarda huzursuzluk en sık görülen yakınmalardandır. Bazı hastalarda kulak zarının arkasında sıvı birikir; bazılarında ise akıntı gelişebilir.
Muayenede kulak zarı ve orta kulağa ait bulgular değerlendirilir. Tedavi hastanın yaşına, belirtilerin şiddetine ve muayene bulgularına göre şekillenir. Ağrı kontrolü ve yakın takip önemli olup antibiyotik her olguda otomatik olarak gerekli değildir. Ağrının artması, kulak arkasında şişlik, genel durum bozukluğu veya işitme kaybında belirginleşme olduğunda gecikmeden başvurulmalıdır.
02Çocuklarda Tekrarlayan Orta Kulak İltihapları
Çocuklarda sık geçirilen orta kulak enfeksiyonları; kulak ağrısı, ateş, gece huzursuzluğu ve dönem dönem işitme azalmasına neden olabilir. Kreş ortamı, üst solunum yolu enfeksiyonları ve bazı anatomik özellikler tekrarlayan ataklarla ilişkili olabilir. Aileler bazen çocuğun televizyon sesini açması veya söylenenleri tekrar ettirmesinden işitme sorununu fark eder.
KBB değerlendirmesinde enfeksiyonların sıklığı, kulak zarı bulguları, orta kulakta kalıcı sıvı olup olmadığı ve işitme gelişimi ele alınır. Her atakta aynı tedavi uygulanmaz; koruyucu öneriler, uygun ilaç yaklaşımı ve izlem planı bireyselleştirilir. İşitme veya dil gelişimi etkileniyorsa ileri değerlendirme ve gerektiğinde ilgili merkeze yönlendirme yapılır.
03Orta Kulakta Sıvı Birikmesi (Efüzyonlu Otitis Media)
Orta kulakta sıvı birikmesi, aktif bir enfeksiyon olmadan kulak zarının arkasında sıvı bulunmasıdır. Çocuklarda daha sık görülse de yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Çoğu zaman şiddetli ağrıya neden olmaz; kulakta dolgunluk, boğuk işitme, televizyonun sesini yükseltme ve konuşmaları anlamada güçlük gibi belirtiler ön plandadır.
Kulak zarı muayenesi, işitme değerlendirmesi ve gerekirse timpanometriyle durum izlenebilir. Pek çok vakada sıvı zamanla kendiliğinden düzelebilir; tedavinin temelini gereksiz ilaç kullanımından kaçınma ve düzenli takip oluşturur. Uygun yaş grubunda hekim önerisiyle basınç dengeleme egzersizleri düşünülebilir. Uzun süren, tek taraflı veya işitme gelişimini etkileyen tablolar ayrıntılı değerlendirilmelidir.
04Östaki Borusu Fonksiyon Bozukluğu
Östaki borusu, orta kulak ile geniz arasında basınç dengesini sağlayan kanaldır. İşlevi bozulduğunda kulakta dolgunluk, tıkanıklık, basınç, çıtırtı sesi veya boğuk işitme hissedilebilir. Soğuk algınlığı, alerjik yakınmalar ve basınç değişiklikleri bu şikâyetleri tetikleyebilir.
Kulak ve burun muayenesi, kulak zarı hareketlerinin değerlendirilmesi ve gerektiğinde işitme testleriyle altta yatan neden araştırılır. Tedavi; eşlik eden burun hastalıklarının yönetimini, uygun hastalarda ilaç tedavisini ve hekim tarafından önerilen basınç dengeleme yöntemlerini içerebilir. Süregelen veya tek taraflı yakınmalarda başka nedenlerin dışlanması önemlidir.
05Uçak Yolculuğuna Bağlı Kulak Basınç Sorunları (Barotravma)
Uçak kalkışı ve özellikle inişi sırasında hızlı basınç değişikliği, kulakta ağrı, tıkanıklık, geçici işitme azalması ve çıtırtı hissine yol açabilir. Nezle, sinüzit veya burun tıkanıklığı yaşayan kişilerde basınç dengeleme daha zor olabilir. Nadiren daha ciddi kulak zarı veya iç kulak etkilenmeleri gelişebilir.
Muayenede kulak zarı ve orta kulak basıncı değerlendirilir. Çoğu hafif olguda yakınmalar zamanla geriler; yutkunma, esneme ve uygun kişilerde nazik basınç dengeleme yöntemleri yardımcı olabilir. İlaç kullanımı hastanın sağlık durumuna göre hekim tarafından belirlenmelidir. Şiddetli ağrı, kanlı akıntı, baş dönmesi veya kalıcı işitme kaybında hızlı değerlendirme gerekir.
06Dalışa Bağlı Kulak Basıncı ve Denge Sorunları
Tüplü veya serbest dalışta basınç hızlı değiştiği için kulakların eşitlenmesi önemlidir. Basınç uyumsuzluğu kulakta şiddetli ağrı, dolgunluk, işitme azalması, çınlama ve bazen baş dönmesine neden olabilir. Özellikle burun tıkanıklığı, üst solunum yolu enfeksiyonu veya mevcut kulak hastalığı varken dalış yapmak riski artırabilir.
Dalış sonrası gelişen şikâyetlerde kulak zarı, işitme ve denge belirtileri değerlendirilir. Yakınma ortaya çıktığında dalışa devam edilmemeli; özellikle ani işitme kaybı ya da vertigo varsa acil uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Koruyucu danışmanlıkta kulak sağlığı, uygun eşitleme alışkanlıkları ve dalışa dönüşün tıbben güvenli olup olmadığı ele alınır.
07Kulak Zarı Delinmesi (Perforasyon) – Muayene ve Takip
Kulak zarındaki delik; enfeksiyon, travma, ani basınç değişikliği veya kulağa sokulan yabancı cisimler sonrası gelişebilir. Kulakta ağrı, akıntı, işitmede azalma ve bazen çınlama görülebilir. Küçük ve yeni oluşmuş deliklerin bir bölümü kendiliğinden iyileşebilir.
KBB muayenesinde deliğin büyüklüğü, enfeksiyon varlığı ve işitme durumu değerlendirilerek takip planı oluşturulur. Bu dönemde kulağın kuru tutulması ve hekim önerisi olmadan damla kullanılmaması önemlidir. İyileşmeyen, tekrarlayan enfeksiyonla seyreden veya belirgin işitme kaybına neden olan durumlarda cerrahi değerlendirme için ilgili merkeze yönlendirme gerekebilir.
08Kronik Orta Kulak Enfeksiyonu ve Kulak Akıntısı – Değerlendirme
Uzun süren veya sık tekrarlayan kulak akıntısı, kulak zarındaki değişiklikler ve işitme kaybı kronik orta kulak hastalıklarının işareti olabilir. Bazı hastalarda ağrı az olsa bile kulak yapılarında ilerleyici bir sorun bulunabilir. Özellikle kötü kokulu veya sürekli akıntı hafife alınmamalıdır.
Muayenede akıntının kaynağı, kulak zarı ve işitme düzeyi değerlendirilir; uygun hastalarda enfeksiyon kontrolü ve koruyucu bakım önerileriyle takip yapılabilir. Ancak kolesteatom gibi yapısal hastalıklar veya komplikasyon şüphesi saptanırsa ileri tetkik ve cerrahi hizmet sunan merkeze sevk gerekir. Bu başlık ameliyat vaadi değil, tanı ve güvenli yönlendirme kapsamındadır.

İşitme ve Çınlama Şikâyetleri
01İşitme Kaybı ve İşitme Azalması
Konuşmaları tekrar ettirme, kalabalıkta söylenenleri ayırt edememe, televizyon sesini yükseltme veya bir kulağın diğerinden daha az duyması işitme kaybının belirtileri olabilir. İşitme sorunu kulak kiri gibi giderilebilir bir nedene bağlı olabileceği gibi orta kulak veya iç kulak kaynaklı da olabilir.
KBB muayenesinde kulak yolu ve kulak zarı incelenir; ihtiyaç halinde odyolojik testlerle işitme kaybının tipi ve derecesi belirlenir. Tedavi, saptanan nedene göre planlanır. Uygun hastalarda medikal yaklaşım, işitme rehabilitasyonu, işitme cihazı danışmanlığı veya ilgili merkeze yönlendirme seçenekleri değerlendirilebilir.
02Ani İşitme Kaybı – Acil Değerlendirme
Bir kulakta ya da daha nadiren her iki kulakta saatler veya birkaç gün içinde gelişen belirgin işitme azalması, acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Hasta bazen sabah uyandığında bir kulağının duymadığını fark eder; kulakta dolgunluk, çınlama veya baş dönmesi de eşlik edebilir. Bu tabloyu yalnızca kulak kiri ya da basit tıkanıklık sanarak beklemek sakıncalı olabilir.
Hızlı KBB değerlendirmesi ve işitme testi, nedenin belirlenmesi açısından önemlidir. Uygun hastalarda erken dönemde hekim tarafından ilaç tedavisi planlanabilir veya acil ilgili merkeze yönlendirme yapılabilir. Tedavi fırsatını kaçırmamak için ani işitme kaybında aynı gün sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
03Yaşa Bağlı İşitme Kaybı (Presbiakuzi)
Yaş ilerledikçe özellikle ince sesleri duyma ve kalabalık ortamlarda konuşmaları ayırt etme güçleşebilir. Kişi bazen sesleri duyduğunu ancak kelimeleri net anlayamadığını söyler. Bu durum sosyal iletişimi, günlük yaşamı ve yaşam kalitesini etkileyebilir.
Kulak muayenesiyle birlikte işitme testleri yapılarak kaybın seviyesi ve özellikleri değerlendirilir. Tedavinin amacı her zaman işitmeyi eski hâline döndürmek değil, iletişimi güçlendirmektir. İşitme cihazları, yardımcı dinleme çözümleri, yakın çevreye yönelik iletişim önerileri ve düzenli kontroller kişiye göre planlanabilir.
04Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı
Yüksek sesli müzik, konserler, kulaklıkla uzun süre yüksek seviyede dinleme ve gürültülü iş ortamları zamanla işitmeye zarar verebilir. Çoğu kişide azalma yavaş geliştiği için ilk dönemde fark edilmez. Kulak çınlaması ve özellikle kalabalık ortamlarda konuşmaları anlamada zorlanma eşlik edebilir.
İşitme değerlendirmesiyle kaybın derecesi incelenir. Gürültüye bağlı kalıcı işitme hasarını geri çevirmek çoğu zaman mümkün değildir; bu nedenle korunma temel yaklaşımdır. Uygun kulak koruyucular, ses maruziyetini azaltma, güvenli dinleme alışkanlıkları ve gerekirse işitme rehabilitasyonu planlanabilir.
05Kulak Çınlaması (Tinnitus)
Kulak çınlaması; dış ortamda ses bulunmadığı hâlde zil sesi, uğultu, vızıltı veya ıslık benzeri sesler duyulmasıdır. Bazen aralıklı, bazen sürekli olabilir ve uyku ile dikkati etkileyebilir. İşitme kaybı, gürültüye maruz kalma, kulak kiri veya bazı ilaçlar gibi farklı nedenlerle ilişkili olabilir.
Değerlendirmede çınlamanın tek ya da iki taraflı oluşu, süresi, işitme durumu ve eşlik eden belirtiler dikkate alınır. Altta yatan tedavi edilebilir bir neden varsa öncelikle o ele alınır. Gerektiğinde işitme desteği, ses terapisi ve çınlamanın günlük yaşama etkisini azaltmaya yönelik danışmanlık gibi ameliyatsız seçenekler gündeme gelebilir.
06Nabızla Eş Zamanlı Kulak Çınlaması (Pulsatil Tinnitus)
Bazı kişiler kulaklarında kalp atışıyla aynı ritimde vuran veya üfleyen bir ses duyduklarını ifade eder. Nabızla eş zamanlı çınlama, sıradan çınlamadan farklı değerlendirilir; kimi zaman damar yapıları, kan akımı veya başka tıbbi nedenlerle ilişkili olabilir.
KBB değerlendirmesinde sesin özellikleri, tek veya iki taraflı olup olmadığı ve eşlik eden işitme yakınmaları incelenir. Gerektiğinde görüntüleme ya da başka branşların görüşü istenebilir. Yeni başlayan, tek taraflı veya belirgin pulsatif çınlamada gecikmeden muayene önerilir. Tedavi, ancak altta yatan neden belirlendikten sonra planlanabilir.
07Ses Hassasiyeti (Hiperakuzi)
Hiperakuzi, günlük hayatta olağan kabul edilen bazı seslerin rahatsız edici derecede yüksek veya bazen ağrılı algılanmasıdır. Tabak çatal sesleri, trafik, kalabalık ortamlar veya ev aletlerinin sesi kişiyi zorlayabilir. Çınlama ve migren gibi başka durumlarla birlikte görülebilir.
Değerlendirmede işitme durumu ve olası eşlik eden nedenler araştırılır. Uygun hastalarda kontrollü ses alışma çalışmaları, danışmanlık ve gerektiğinde ilgili uzmanlarla iş birliği yapılabilir. Sürekli kulak tıkacı kullanarak bütün seslerden kaçınmak, bazı kişilerde hassasiyeti artırabileceği için kişiye özel öneriler önem taşır.
08İlaçlara Bağlı İşitme ve Denge Sorunları
Bazı ilaçlar belirli koşullarda iç kulağı etkileyerek çınlama, işitme azalması veya denge yakınmalarına yol açabilir. Risk, kullanılan ilaca, doza, tedavi süresine ve kişinin sağlık durumuna göre değişir. Her ilaç kullanan kişide böyle bir sorun gelişmez.
Yeni başlayan kulak şikâyetlerinde kullanılan ilaçların listesi ve yakınmaların ne zaman başladığı değerlendirilir. Gerektiğinde işitme testleri ve ilacı düzenleyen branşla iletişim kurularak risk-fayda dengesi gözden geçirilir. Hastanın hekimine danışmadan ilaç kesmesi veya doz değiştirmesi önerilmez.

Baş Dönmesi ve İç Kulak Denge Hastalıkları
01Pozisyonel Baş Dönmesi (BPPV / Kristal Kayması)
Yatakta sağa sola dönerken, başı geriye atarken ya da eğilip doğrulurken saniyeler süren dönme hissi oluşması, iyi huylu pozisyonel baş dönmesini düşündürebilir. Bu durum, iç kulaktaki denge kristallerinin yer değiştirmesiyle ilişkilidir. Ataklar kısa sürse de günlük yaşamı ve düşme riskini etkileyebilir.
Hekim, öykü ve uygun pozisyon testleriyle baş dönmesinin tipini değerlendirebilir. BPPV saptandığında uygun hastalarda Epley gibi kristal yeniden konumlandırma manevraları ameliyatsız tedavi seçenekleri arasındadır. Her baş dönmesi kristal kayması değildir; özellikle yeni gelişen nörolojik belirtiler başka bir acil nedeni düşündürebilir.
02Ménière Hastalığı
Ménière hastalığı, ataklar hâlinde baş dönmesi, kulakta dolgunluk, çınlama ve değişken işitme kaybıyla seyredebilir. Ataklar sırasında bulantı, denge kaybı ve günlük aktiviteleri sürdürememe görülebilir. Benzer belirtiler başka hastalıklarda da ortaya çıkabildiği için yalnızca yakınmalarla kesin tanı konulmaz.
KBB muayenesi, işitme takibi ve gerektiğinde ek testlerle değerlendirme yapılır. Tedavide atakların kontrolü, uygun ilaç seçenekleri, bireysel tetikleyicilerin gözden geçirilmesi, beslenme düzenlemeleri ve denge rehabilitasyonu gibi cerrahi dışı yaklaşımlar kullanılabilir. İzlem, belirtilerin seyrine göre planlanır.
03Vestibüler Nörit (Denge Siniri İltihabı)
Vestibüler nörit genellikle ani başlayan, saatler veya günler boyunca sürebilen şiddetli dönme hissi, bulantı ve yürümede dengesizlikle kendini gösterir. Tipik tabloda belirgin işitme kaybı beklenmez. Ancak ani ve sürekli baş dönmesi, özellikle ilk kez yaşanıyorsa, bazı nörolojik acillerle benzerlik gösterebilir.
Muayenede göz hareketleri, yürüme ve denge bulguları incelenir; gerekirse acil ileri değerlendirme yapılır. Uygun hastalarda kısa süreli belirti kontrolü ve sonrasında vestibüler rehabilitasyon programları iyileşme sürecine katkı sağlayabilir. Çift görme, konuşma bozukluğu, kol veya bacak güçsüzlüğü gibi belirtilerde acil yardım gerekir.
04Labirentit (İç Kulak İltihabı)
Labirentit; iç kulakta denge ve işitmeyle ilişkili yapıların etkilenmesi sonucu baş dönmesi, bulantı, dengesizlik, işitme azalması ve çınlamaya neden olabilir. Belirtiler aniden başlayabilir ve günlük yaşamı önemli ölçüde zorlaştırabilir. Vestibüler nöritten farklı olarak işitme belirtileri de tabloya eşlik edebilir.
Değerlendirmede kulak muayenesi, işitme testleri ve denge bulguları birlikte ele alınır. Tedavi olası nedene ve klinik duruma göre belirlenir; bazı olgularda ilaç desteği ve denge rehabilitasyonu önerilebilir. Ani işitme kaybı veya şiddetli, sürekli baş dönmesi bulunan kişilerin gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir.
05Vestibüler Migren
Vestibüler migren, baş ağrısı olsun ya da olmasın tekrarlayan baş dönmesi, hareket hassasiyeti, dengesizlik ve bazen ışık veya sese tahammülsüzlükle kendini gösterebilir. Atakların süresi ve şiddeti kişiden kişiye değişir. Bazen Ménière hastalığı veya kristal kaymasıyla karıştırılabilir.
Tanıda ayrıntılı şikâyet öyküsü, kulak ve denge değerlendirmesi ve gerektiğinde nöroloji görüşü önemlidir. Uygun hastalarda düzenli uyku ve öğün alışkanlıkları, tetikleyici yönetimi, stres kontrolü, vestibüler rehabilitasyon ve hekimce seçilen ilaç tedavileri gibi ameliyatsız yöntemler kullanılabilir.
06Denge Bozukluğu ve Sürekli Sersemlik Hissi
Denge sorunu her zaman çevrenin dönmesi şeklinde hissedilmez. Yürürken yalpalama, boşlukta yürüyor gibi olma, hareketle artan rahatsızlık veya sürekli sersemlik hissi de görülebilir. İç kulak hastalıklarının yanı sıra görme, nörolojik, dolaşımsal veya ilaçla ilişkili nedenler de bu şikâyetlere yol açabilir.
KBB değerlendirmesinde belirtilerin başlangıcı, süresi, işitme ile ilişkisi ve denge muayenesi dikkate alınır. Gerektiğinde diğer branşlarla iş birliği kurularak uygun inceleme ve rehabilitasyon planlanır. Birden başlayan yürüme kaybı, konuşma bozukluğu, kol-bacak güçsüzlüğü veya şiddetli yeni baş ağrısı acil değerlendirme gerektirir.

Çocuklar ve Günlük Yaşamda Kulak Yakınmaları
01Kulak Ağrısı (Otalgia) ve Yansıyan Kulak Ağrısı
Kulak ağrısı her zaman doğrudan kulak hastalığından kaynaklanmaz. Dış ve orta kulak enfeksiyonlarının yanı sıra diş sorunları, çene eklemi rahatsızlıkları ve boğaz hastalıkları da kulağa vuran ağrı yapabilir. Ağrının çiğneme, yutkunma veya kulak kepçesine dokunmayla artması nedeni ayırt etmede yardımcı olabilir.
Muayenede kulak yapıları ve gerekli görüldüğünde boğaz, ağız ve çene çevresi değerlendirilir. Tedavi, ağrının kaynağına göre planlanır; gereksiz kulak damlası veya antibiyotik kullanımından kaçınılır. Şiddetli ağrı, akıntı, ateş, işitme kaybı veya kulak arkasında şişlik durumunda hızlı değerlendirme gerekir.
02Kulakta Dolgunluk, Tıkanıklık ve Çıtırtı Hissi
Kulakta basınç, tıkanıklık, su varmış hissi ya da yutkunurken çıtırtı duyulması oldukça yaygın yakınmalardır. Bu belirtiler kulak kiri, Östaki borusu işlev bozukluğu, orta kulakta sıvı veya başka işitme sorunlarıyla ilişkili olabilir. Aynı belirti farklı nedenlerle görülebildiği için kendi kendine tanı koymak doğru değildir.
Değerlendirmede kulak yolu ve kulak zarı incelenir; gerektiğinde işitme testi ve orta kulak basınç ölçümü istenebilir. Tedavi sebebe göre değişir: bazen yalnızca izlem veya kulak temizliği gerekirken bazen eşlik eden burun sorunlarının ele alınması önemlidir. Ani işitme azalmasıyla birlikte başlayan dolgunluk bekletilmeden değerlendirilmelidir.
03Bebek ve Çocuklarda İşitme Sorunlarının Değerlendirilmesi
Bebeğin yüksek seslere beklenen tepkiyi vermemesi, çocuğun ismine dönmemesi, konuşma gelişiminde gecikme veya söylenenleri sık sık tekrar ettirmesi işitmeyle ilgili inceleme gerektirebilir. Kulak kiri ve orta kulakta sıvı gibi geçici sorunlardan doğuştan veya sonradan gelişen işitme kayıplarına kadar farklı nedenler söz konusu olabilir.
Yaşa uygun kulak muayenesi ve gerekli işitme testleriyle durum değerlendirilir; ihtiyaç halinde çocuk odyolojisi ve ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirme yapılır. Erken tanı, çocuğun dil ve iletişim gelişiminin desteklenmesinde önemlidir. Yenidoğan işitme taramasında şüpheli sonuç alınması durumunda önerilen ileri testler geciktirilmemelidir.